EN

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Gaziveren ve Çamlıköy Direnişleri’ni anma mesajı: “Gaziveren ve Çamlıköy Direnişleri ile aziz şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anıyoruz”

Ulusal mücadelemizde ilham ve güç kaynağımız olan Çanakkale Zaferi’nin 107’nci yıl dönümünde Gaziveren ve Çamlıköy Direnişleri ile aziz şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anıyoruz. Bu direnişi ve bu direnişte vatan, özgürlük ve bağımsızlık uğruna toprağa düşen aziz şehitlerimizi ve o günlerde yaşanan büyük acıları unutmak mümkün değildir. 







 
Enosis hedefli olarak Kıbrıs Türk halkını yok edebilmek amacıyla 21 Aralık 1963 tarihinde Lefkoşa’da başlayan Rum saldırıları, adanın çeşitli yerlerindeki Türk bölgelerine yönelik olarak devam ederken 19 Mart 1964 tarihinde de Gaziveren ile Çamlıköy Rum saldırılarına maruz kalır. 

Yunan Alayı’ndan takviyeli Rum askerleri ve EOKA’cılar tarafından ağır silahlarla gerçekleşen bu saldırılara Gaziveren ve Çamlıköy mücahitleri ile halkımız büyük bir direniş gösterirken, kayıplarımız da büyük olmuştur. 

Burada bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni silah zoruyla işgal eden Rum tarafını “Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti” olarak kabul eden BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli siyasi ve haksız kararından cesaret ve güç alan Rum Yönetimi, bu karardan hemen sonra Türk direnişini kırabilmek hedefiyle Türk bölgelerine yönelik büyük saldırılar başlatır. Baf’ın Türk bölgesi 7-9 Mart 1964 tarihlerinde çok büyük saldırılara uğrarken, 10 Mart 1964 tarihinde Malya/Bağlarbaşı, 13  Mart 1964 tarihinde de Bağlıköy saldırıya uğrar. 

Türk direnişini kıramayan Rum liderliği, 19 Mart 1964 tarihinde de Gaziveren ve Çamlıköy’ü hedef alır. Bu saldırılara karşı büyük bir direniş gösterilirken, halkımızın evlatları esarete boyun eğmemek, Türklüğün onur ve şerefini ayaklar altında çiğnetmemek için toprağa düştü.

Büyük bir direniş ve mücadele sonrasında bugün, kendi vatanımızda, kendi egemen devletimizin çatısı altında özgür ve bağımsız olarak yaşıyorsak, bunu aziz şehitlerimize borçluyuz, halkımızın büyük fedakârlığına ve Anavatan Türkiye’nin destek ve yardımlarına borçluyuz. 

Görevimiz, aziz şehitlerimizin emaneti olan vatanı, devleti, özgürlük ve bağımsızlık ile egemenliğimizi her ne pahasına olursa olsun korumak ve yaşatmaktır.  Anavatan Türkiye her zaman olduğu gibi bizimledir.  Bugün Ukrayna’da yaşananları gördükçe,  Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinden vazgeçemeyeceğimizin nedenleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hedefimiz ise Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir antlaşmaya ulaşmaktır. Bu yönde de Rum tarafına yönelik diyalog çağrılarımız devam ederken,  temennimiz Rum tarafının diyalog çağrılarımıza olumlu  yaklaşmasıdır. 

Kimsenin haklarında gözümüz yoktur ama haklarımızı da ayaklar altında çiğnetmeyecek, devletimizden, egemenliğimizden ve Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceğiz. 

Aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anarken, gazilerimizi de saygıyla selamlarım.  Vatan ve halkımız sizlere minnettardır.