EN

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Basın Açıklaması

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Lider Nikos Anastasiadis ile gayrı resmi görüşmesinin ardından, Cumhurbaşkanlığı’nda açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Anastasiadis ile, yaklaşık 5 aylık aranın ardından, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ın ara bölgedeki resmi ikametgahında bir araya geldiklerini ve yaklaşık 4 saat süren görüşmenin, Anastasiadis’in tercihi ile baş başa yapıldığını söyledi.

Toplantıda, samimi ve yapıcı bir şekilde görüşlerini aktaracağını ve Rum lideri de aynı şekilde dinleyeceğini daha önceden açıkladığını anımsatarak “Bu şekilde bir toplantı oldu” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, toplantıda, özlü ve içerikli konuları tartışmanın yanı sıra, hidrokarbon konusu ile güven artırıcı önlemler çerçevesinde görüş alışverişi gerçekleştirdiklerini söyledi.

“BM’NİN AÇIKLAMASI, UCU AÇIK, SONU GELMEZ MÜZAKERE SÜREÇLERİNİN OLMAYACAĞININ BİR İFADESİDİR”

Toplantıdan sonunda BM tarafından yapılan ortak açıklamaya değinerek, açıklamada altı çizilmesi gereken hususlar olduğu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreteri’nin Geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Ağustos sonu veya Eylül başında adaya gelebileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bundan sonraki sürece bir başlangıç noktası teşkil etmesi için yapılması gereken, Sayın Lute’un tamamlamaya çalıştığı referans kavramlarını tamamlayarak, bizi sonuç odaklı ve ivedilik bilinciyle bir yapılandırılmış süreç içerisinde sonuca taşıyacak bir mekanizmayı oluşturabilmektir. Yapılması gereken, böylesi bir çabanın ivedilik arz ettiğinin bilinci içerisinde hazırlıkları yürütmektir. Kısacası, buradaki ilgili paragraf, ucu açık, sonu gelmez müzakere süreçlerinin olmayacağının bir ifadesidir ve BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer alan ifadelerle benzer ifadelerdir” dedi.

BM Genel Sekreteri Gutteres’in telefon görüşmesinde, Eylül ayı sonu veya Ekim başında BM Genel Kurul çalışmaları kapsamında, liderlerle ayrı ayrı görüşme isteğini duyurduğunu anımsatarak, hemen arkasından Lute ile yürütülecek çalışmalara da bağlı olarak, üçlü bir toplantının yapılmasını öngördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmede, buna açık olduklarını teyit ettiklerini belirtti.

“GENEL SEKRETER İLE YAPACAĞIMIZ ÜÇLÜ GÖRÜŞMEDE BEŞLİNİN DE YOLUNUN ÇİZİLEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Üçlü görüşmede bundan sonrasının planlamasının gündeme geleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bunun içerisinde gayrı resmi bir beşli toplantı da söz konusudur, ki bu da bizim önerilerimiz arasındaydı, Türkiye’nin de arzu ettiği bir gelişmedir. Yeni bir Yunan hükümeti var, onların da belki belli bir zaman ihtiyaçları olmuştur ve olacaktır. Onların da kendi hazırlıklarının tamamlanmasını dikkate alarak Genel Sekreter ile yapacağımız üçlü görüşmede beşlinin de yolunun çizilebileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

“GEÇMİŞ MUTABAKATLARA BAĞLILIĞIN DEVAM ETMESİ LAZIM”

Anastasiadis ile açık kalplilikle, ana başlıklarda uzlaşmazlık noktalarını konuşarak tartıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Sayın Lute’un gelişi ile konuların daha bir ayrıntılı şekilde aydınlığa kavuşacağını düşünüyorum. Ama onun da ötesinde, BM Genel Sekreteri ile yapılacak olan toplantıda konuların net bir şekilde aydınlığa çıkacağını düşünüyorum. Altını çizerek sürekli vurguladım, Sayın Lute ile yaptığımız temaslarda da bunları dile getirdim, Sayın Genel Sekreter’e yazdığım mektupta bunların yine altını çizdim; geçmiş mutabakatalar var bunlara bağlılığın devam etmesi lazım. 11 Şubat 2014 belgesi var, bunun yanında 30 Haziran 2017 tarihini taşıyan en son BM Güvenlik Konseyi kararından da ifadesini bulan Guterres Çerçevesi var. Bu üçünün toplamından referans kavramlarının ortaya çıkması gerekiyor. Bu konuyla ilgili, Sayın Lute’un yapacağı çalışmaların bizi bir sonuca taşıyacağını düşünmek istiyorum. Bunun da ötesinde eğer sonuçlanamayan hususlar, unsurlar kalacaksa bunun da Genel Sekreterle yapacağımız toplantıda aydınlığa çıkacağını değerlendirmek istiyorum. Bir tartışmanın artık son bulası lazım. Neyi müzakere edeceğiz konusunun tabi ki son tahlilde tüm tarafların bir arada olacağı gayri resmi beşli bir buluşmada aydınlığa çıkması gerekecek. Sayın Anastasidis’le bugün bu konuları da konuştuk. Bu konuların, herkesin buluşacağı bir platformda da netleşmesinin doğru olacağı kanaatini ifade ettik. Sayın Anastasiadis de bu konuda farklı düşünmedi.”

Hidrokarbon konusunda, çok doğru olduğuna inandıkları bir ortak komite önerisi yaptıklarını, planlama safhasından su yüzüne çıkarılmasına kadar, paylaşılma noktasındaki oranların tespitinden satışına kadar işi birlikte yapma önerisi yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Maalesef Rum tarafı bu konuda olumsuz bir tavır içinde. Bu kararlarını biliyorsunuz. Bugün bu tutumlarının tekrarını gördük” dedi.

Bir taraf kendi araştırmalarını yaparken, diğer tarafın elleri kolları bağlı seyredemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Burada tablo çok açık ve nettir. Ya bir şeyi birlikte yaparsınız ya da yapamadığınız noktada ayrı yaparsınız, yani şu anda olduğu gibi. Birlikte yapılma imkanı olsa bu herkes için çok daha iyi olur, gerginlikleri azaltır ve bizi birlikte çok daha iyi noktaya taşır. Ancak bunun olmadığı durumda bir taraf kendi araştırmalarını yaparken diğer taraf elleri kolları bağlı bunu seyredemez. Dolayısıyla durum bu olduğu sürece Kıbrıs Türk tarafı Türkiye ile birlikte kendi araştırmalarını ve çalışmalarını yapmak zorunda olacaktır” diye konuştu.

“SUNDUKLARI ÖNERİ BİZE BİR ÇIKIŞ YOLU ÖNERMEMEKTEDİR”

Kendilerine bu konuda bugün karşı öneri yapıldığını açıklayan 
Cumhurbaşkanı Akıncı, bu önerilerin içerikli öneri olmasını arzu ettiklerini söyledi. “Kozmetik” olarak tabir edilebilecek, sadece bilgi alışverişinin yapılabileceği komitelerin sorunu çözeceği kanaatinde olmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Sayın Anastasiadis bu konudaki düşüncelerini bize yazılı olarak da ileteceğine söz verdi. Onu da alacağız. Ancak, genel hatları ile söyleyebilirim ki, sundukları öneri bize bir çıkış yolu önermemektedir” dedi.

GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLERLE İLGİ 5 MADDELİK ÖNERİ

Güven artıcı önlemler konusunda çeşitli konular üzerinde konuşulduğunu, beş maddeden oluşan güven artırıcı önlemleri yazılı olarak da sunduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Akıncı, BM’nin bu öneriler üzerinde çalışıp sonuç üretebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, bugün yazılı olarak yaptığı önerilerle ilgili şu bilgiyi verdi:

“Bunlardan biri, ticari araçlarımızın Güney’e geçişleriyle ilgilidir. Aynı zamanda araç sigortaları meselesi var; her iki tarafı da ilgilendiriyor, ada genelinde geçerli olabilecek sigorta poliçeleri üzerinde çalışılabilir. Bir ortak spor komitesi kurulasını da bugün önerdik. Biliyorsunuz, Sayın Anastasiadis ile birlikte Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi, Eğitim Komitesi ve Kültür Komitesi gibi yeni komiteler kurduk. Bu süreç içerisinde de bu komitelerin yararlı çalışmalarına tanıklık ettik. Spor Komitesi’nin de gençleri bir araya getirecek olması ve iki taraf arasında spor alanında iletişimi artıracak olması dolayısıyla çok yararlı bir komite olacağını değerlendiriyoruz. O nedenle bunu da kendilerine teklif ettik. Bir diğer komite, iki yıldan beri askıda; Avrupa Birliği Ad-hoc Komitesi. Ne yazık ki yanlış bir kararla askıya alındı. Bu konunun da yeniden canlandırılasının çok doğru olacağını değerlendirdiğimizi kendisine yeniden bir öneri olarak ilettik. Bir başka önemli konu, turizmcilerimizi ilgilendiren konu: Larnaka Havaalanı’na gelip de Kuzey’ e geçecek olan turistlere havaalanında zorluk çıkarılıyor, bunların aşılması lazım. Bu konuyla ilişkili olarak kendilerine, Rum üreticilerin Kuzey’e sattıkları ürünlerden alınan bir çifte vergi söz konusudur. Hem Güney’de Katma Değer Vergisi (KDV) ödüyorlar hem de Kuzey’e geçirildiği zaman bu mallardan aynı şekilde bir KDV’de daha ödeniyor. Rum üreticiler bunu şikayet ediyordu. Bu konuda kendilerini rahatlatacak tedbirleri alabileceğimizi, hükümetimiz ile bu konuda diyalog içinde olduğumuzu, bu konuda adımlar atabileceğimizi, ancak onların da Larnaka’da yarattıkları bu sorunları bertaraf etmelerini beklediğimizi ilettik. Bu da öneri paketimizin önemli bir unsuruydu.”

GÜNEY’DEKİ YENİ SAĞLIK SİTEMİNİN YARATTIĞI SIKINTI

Cumhurbaşkanı Akıncı, güven artıcı önemler içinde olmayan, ancak Kıbrıs Türkünü rahatsız eden bir konuyu da daha gündeme getirdiğini belirterek, Güney Kıbrıs’ta yürürlüğe giren yeni sağlık sisteminin, sistemden yararlanmayı Güney Kıbrıs’ta ikamet şartına bağladığını kaydetti.

Güney Kıbrıs’ta ve üsler bölgesinde çalışan Kıbrıslı Türkler’den, sağlık sigortası için kesinti yapıldığını, bu insanlar sağlık sisteminden yararlanmak istediğinde Güney Kıbrıs’ta ikamet etmiyorlarsa sistemden yararlanamadığını anlattığını, Anastasiadis’in bu durumu “çok garip” karşıladığını, “Hem kesinti yapılacak, hem de yararlanamayacaklar mı” dediğini ve konuya ciddiyetle eğilemeye söz verdiğini söyledi. Bunun olumlu bir şekilde sonuçlanmasını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Gerçekten kendisinin de karşıladığı gibi çok garip bir durum. Hem katkı payı istenecek, kesilecek, ama sırf o tarafta ikamet edilmiyor diye bu sistemden yararlanılamayacak, eğer sistemden yararlanılamayacaksa, o zaman kesinti de yapılmaması lazım” dedi.

“KIBRIS’TAKİ SIKINTILARI AŞABİLMENİN YOLUNU BULMAK İÇİN ÇABA HARCIYORUZ”

Görüşmenin bu çerçevede gerçekleştiğini aktaran Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:
“Ayrılık noktaları elbette hala daha vardır. Her şey konusunda uzlaşılmıştır diye bir durum söz konusu değildir ama bir diyalog içerisinde, Kıbrıs’taki bu sıkıntıları aşabilmenin yolunu bulmak için çaba harcıyoruz, yapmamız gereken bu. Çünkü sorunlar çözülemedikçe dertler daha da büyümekte, sorunlar daha da ağırlaşmakta. O nedenle bize düşen görev sorunları aşmak için bu diyaloğu sürdürmektir. Sayın Lute gelecek, onun da katkısıyla referans kavramlarında geri kalan pürüzleri aşmaya çalışacağız. Aşabilirsek ne mutlu. Bu bize bir başlangıç noktası verecek, aşamadığımız noktaları aşmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ancak en azından bugün için şunu söyleyebilirim; bir yol haritamız var. Bugün bu görüşmeyi gerçekleştirdik. Sayın Lute gelecek onunla da görüşülecek, ardından BM Genel Sekreteri bizi bekliyor, kendisi ile ayrı ayrı görüşülecek, onun ardından da üçlü bir görüşme yapılacak. Sayın Genel Sekreter ile yapılacak olan bu görüşme elbette önemli olacak, çünkü ondan sonraki yol haritasını çizmeye çalışacak bir toplantı olacak. Onun da ardından şu an itibariyle görebildiğimiz, gayrı resmi de olsa beşli bir toplantı söz konusudur. Onu da hep birlikte göreceğiz.”

“ANASTAİDİS’İN ÖNERİSİNDE SORUNU ÇÖZEN BİR ANLAYIŞ YOK”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Akıncı, hidrokarbon konusundaki önerisini yinelediğini Anastasiadis’in farklı bir öneriyle yanıt verdiğini belirterek, Rum liderin önerisinde sorunu çözen bir anlayış olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bizim görüşlerimiz ana fikir olarak benimsenseydi ve ona alternatif farklı öneriler geliştirselerdi daha doğru olurdu. O zaman bir anlamı olabilirdi. Ama ortak komite fikrini tümden reddediyorlar ve ona karşı önerdikleri komite bilgi alışverişi yapacak olan bir komite. Yani, sorunu çözen bir anlayış maalesef yok yapılan bu öneride” dedi.

“HİDROKARBON KONUSUNDA ORTAK BİR ANLAYIŞ MAALESEF HENÜZ GELİŞEBİLMİŞ DEĞİL”

Rum tarafının, kendi görüşlerine göre, Türk tarafının yaptığı öneriyi, geçmişte yapılan mutabakatlara aykırı bulduğunu, bunu anlamanın mümkün olmadığını ve bunu Anastasiadis’e izah etmeye çalıştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Yani gelecekte federal bir merkezi yönetim oluştuğunda sadece doğal gaz değil, bütün doğal kaynaklar o yönetimin altında olacak, onların yetki sahası altında olacak, bizim buna karşı bir görüşümüz yok. Bunu onaylıyoruz. Federal bir yetki olması konusunda bir ayrılık yok, ancak o federal yönetim bugün nerde? Öyle bir yönetim şu anda yok. Dolayısıyla o gün geldiğinde o şekilde davranılacak ama bugün nasıl davranılacak? Sıkıntı bugün. Dolayısıyla, bizim yaptığımız, bunu aşacak bir öneriydi. Ancak onların yaklaşımı maalesef farklı. Dolayısıyla hidrokarbon konusunda ortak bir anlayış maalesef henüz gelişebilmiş değil.”

MARAŞ KONUSU

Cumhurbaşkanı Akıncı, bir soru üzerine Rum liderin bugünkü görüşmeye Maraş’la ilgili bir öneri getirdiğini belirterek, “Ancak hidrokarbon konusuna eğer ciddi bir yaklaşım görseydik daha farklı düşünceler geliştirmek mümkün olabilirdi. Ancak o yaklaşımı görmediğimiz için o konuda herhangi bir açılım söz konusu olamazdı. Dolayısıyla orada yapılan şikayetleri dinledik, o kadar. Bizim de onlardan şikayetlerimiz var tabi ki, bu yapılanlar nedeniyle. Dolayısıyla maalesef her iki konuda da ortak bir anlayış, birlikte davranış sergilenebilecek noktada değiliz. Olabilmeyi, o noktaya gelebilmeyi elbette çok arzu ederdik ama maalesef bir taraf kendisini tek yetkili, tek tanınan devlet olmanın verdiği avantajla, hidrokarbon konularını kendi egemenlik alanlarının bir parçası olarak görmeye devam ederse ve hakkınızı size bir gün vereceği vaadiyle olaya yaklaşırsa, size de hakkınız aramak ve korumak gibi görev düşer, şu anda yapılan da odur. Bizim Türkiye ile birlikte yapmaya çalıştığımız da odur.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, hidrokarbon konusundaki önerilerinin Rum tarafında yankı yapmasa da uluslararası toplumun bazı kesimlerimde olumlu yankı yapmaya başladığını, bunun not edilmesinde fayda olduğunu, bu yöndeki düşüncelerini ileri taşımaya devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti: “Aklın yolu bir, bu alanda ya birlikte hareket edilir, ya ayrı ayrı hareket edilir. Ayrı taraflardan biri ayrı hareketten eğer rahatsızsa, o zaman ortak hareket anlayışına gelmelidir. Onu da yapmıyorsa, o zaman şikayet etmekten de vazgeçmelidir, bunu başka bir yolu yok. Şunu da söyleyeyim; anlaşılan bu tek yanlı hareketler devam edecek. Bazı Rum politikacılar, özelikle eski Dışişleri Bakanı Sayın Rolandis, örneğin bir yıllık askıya alma, moratoryum gibi fikirlerden bahsetti, ancak bugünkü görüşmede bunun da geçerli bir öneri olmadığını anladık. Öyle bir düşünce yok. Dolayısıyla ne ara verme, ne de ortaklaşarak birlikte hareket etme yönündeki önerileri hayata geçirmek söz konusu değilse geriye kalan, ayrı ayrı herkesin kendi yetenekleri çerçevesinde bu alanda girişimleri sürdürmesi, başka bir seçenek kalmıyor. Dolayısıyla, biz yine de ortak davranma yönündeki yaklaşımımızı ve makul önerimizi, gerçekçi önerimizi anlatmaya, uluslararası toplumla paylaşmaya devam edeceğiz.”

“DESANTRALİZE KIBRIS TÜRK RESMİ TEZİ”

Bir gazetecinin Kıbrıslı Rum Lider Anastasiadis’in desantralize modelini dile getirdiğini anımsatması üzerine Cumhurbaşkanı Akıncı, “Desantralize federasyon konusu öteden beri Kıbrıs Türk tarafının resmi tezidir. Yani federasyon resmi tez, desantralizasyon yani yetkilerin daha çok iki kurucu devlette olması yaklaşımı, Kıbrıs Türk tarafının masada yıllar boyunca sürekli talep ettiği bir konuydu” dedi.

Rum tarafının geçmişte yetkilerin daha çok merkezi hükümette olmasını savunduğunu kaydeden Akıncı, zaman geçtikçe Anastasiadis’in bu fikri dillendirmeye başladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Eğer geçmiş mutabakatlara, 11 Şubat 2014 ortak açıklamasına bağlılık netleşir, 30 Haziran 2017 tarihli Guteres Çerçevesi’nin sulandırılmadan, çarpıtılmadan benimsendiği ortaya çıkarsa, öncelik bu dediklerimdedir, evet biz desantralize konusunu daha ayrıntılı müzakere etmeye hazırız oluruz. Burada bize ters gelen bir şey yok. Yararlı sonuçlar da üretebilir” dedi.